Son Haberler
Anasayfa / Fosfatın Zararları

Fosfatın Zararları

Fosfat fosforik asidin tuzu yada esteri olan bileşiklerin gene adı. En önemli bileşiklerinden Kalsiyum fosfat, fosforik asit ve fosfatlı gübrelerin hammaddesini oluşturur. XIX. yy’da gübre olarak kullanılan kemik ve guanonun içindeki fosfatın bitkilere yararlı olduğu Liebig tarafından kanıtlandıktan sonra fosfat kayalarından kimyasal yöntemlerle elde edilen gübrelerin üretimi büyük ölçüde arttı. Fosfat; yapay gübre ve bazı ilaçların yapımında kullanılan fosforik asidin tuzu veya esterine denir.

Fosfat: Doğal olarak bulunan fosfor içeren bileşikler. Bitkilerin büyümesi için gerekli maddelerden biri olan fosfatın fazlası, aşırı çevre kirlenmesine yol açabilir. Göl, nehir ve benzeri su kaynaklarında aşırı fosfor birikmesi, bitkilerin sudaki yaşamı kesintiye uğratacak kadar çok büyümesine yol açabilir. Bu sürece de ötrofikasyon denir. Nitrat gibi fosfat da gübrenin temel maddelerinden biridir. Ama çevre kirliliğine yol açan temel fosfat kaynaklarından biri deterjanlardır.

Deterjanlar ve fosfat

Çamaşır ve bulaşık deterjanlarının performansını artırmak ve suya yumuşaklık vermek için kullanılan fosfatın, çevre üzerindeki etkileri başta ABD olmak üzere, gelişmiş ülkelerin en önemli çevre sorunlarından biri haline gelmiştir. Örneğin; Avusturalya’da atıksu sistemlerine aktarılan fosforun yüzde 30’u, fosfatın da yüzde 20’si deterjan kaynaklıdır.

Fosfat, ırmakları, gölleri ve fazla akıntı olmayan körfezleri istila eden zehirli mavi-yeşil alglerin (yosunların) ana nedenidir. Deniz, akarsu ve göllerde en belirgin kirlenme çeşitlerinden biri, aşırı üretim anlamına gelen ötrofikasyondur. Suyun yeşil ve bulanık bir renge dönüşmesine, kıyılarda fosfatla beslenen yosunların (alglerin) birikmesine yol açar. Aşırı fosfat ile birlikte insan tarafından sulak alanlar ve denizlere yüklenen diğer bitki besin maddeleri, bu yosunların çok büyük miktarda üremesine, hızlı büyümesine sebep olur. Bu yosunların dibe çöküp ayrışması sonucu, dip suların oksijeni tükenir ve hidrosülfit gazı (çürük yumurta kokusu) ortaya çıkar. Bu, suda yaşayan canlı hayatın sonunu hazırlar. İzmir Körfezi, Köyceğiz Gölü fosfat kaynaklı kirlenmenin ve ötrofikasyonun iki örneğini oluşturuyor.

Deterjanlardaki fosfor oranı 3 ile çarpıldığında fosfat oranına ulaşılır. Örneğin; yüzde 8 fosfor, yüzde 24 fosfata eşdeğerdir.

Önce gıdada sonra da tekstilde başlayan organik trend şimdi de temizlik sektörüne sıçradı. İnsan sağlığına ve ekolojik dengeye zarar veren kimyasallar içeren temizlik maddelerine karşı tüm dünyada bir sorgulama başladı. Hatta işi ileri götürenler evlerini bir zamanlar ninelerinin kullandığı arap sabunuyla temizliyor, bulaşıklarını yıkıyor.

Önce gıdada başlayan ekolojik trend, sonra organik ipliklerle tekstile, şimdi de bio-kimyasallarla temizlik sektörüne sıçradı. Dünyada insan sağlığına ve ekolojik dengeye daha az zarar veren kimyasallardan oluşan ürünlere organik (biodegrable) temizlik maddeleri adı veriliyor.

Öyle doğallar ki, çamaşırlarınızı ya da bulaşıklarınızı bu deterjanlarla yıkadıktan sonra suyunu çiçeklerinize gübre niyetine dökebiliyorsunuz. Daha pahalı olan bio-temizlik malzemeleri Türkiye’de henüz yaygın değil ve çok pahalı. Bugün kullandığımız temizlik ürünlerinin çevreye zararı yüzde 80 civarındayken, organik temizlik maddelerinde bu oran yüzde 20’lere düşüyor. Bunu bile çok bulanlar ise nineleri gibi çamaşırlarını toz sabunla yıkıyor, halılarını ve yerleri arap sabunuyla siliyor, banyolarını karbonat ve sirke ile dezenfekte ediyor.

Türkiye’de bu organik temizlik akımının başını Buğday Derneği çekiyor. Marketlerde satılan ve evlerimizde kullandığımız ve bol miktarda asit, fosfat, klorür ve adını telaffuz edemediğimiz kimyasallar içeren temizlik malzemelerinin insan sağlığına ve ekolojik dengeye verdikleri zararlara dikkat çeken dernek, Türkiye’de organik temizlik ürünlerinin yaygınlaşması için çalışmalar yapıyor. Avrupa ve Amerika’da doğada parçalanması çok zor ve geç olan, bu sebeple ekolojik dengeyi altüst eden kimyasallardan oluşan deterjan ve temizlik malzemelerine karşı savaş açılmış durumda. Ülkemizde ise firmaların canı isterse uygulayabilecekleri ve sadece çamaşır deterjanlarıyla ilgili TSE standartları var. Bunun ötesinde üretici firmaların üzerinde herhangi bir denetim veya yaptırım yok.

Peki, inatçı kirlerden bir sıkışta bizi kurtaran, beyaz tülleri bembeyaz yapan, hatta kötü mikropları anında yok eden bu temizlik malzemelerinin içeriği hakkında bir bilgimiz var mı? Maalesef yok, hatta bunlarla ilgilenmiyoruz bile. Üstelik temizliğe büyük önem veren toplumumuz gerekenden fazla deterjan ve temizlik malzemesi tüketiyor. Ama bu, bizim çok daha temiz olduğumuz anlamına gelmiyor. Aksine, bu durum ülkemizin ekolojik dengesini daha hızlı bir şekilde bozduğu gibi, gelecek nesilleri daha hastalıklı bir toplum haline getiriyor. İsraf olan milli servet ise cabası…

Organik temizlik trendi ve uzmanlar, tabii ki ninelerimiz gibi çamaşırları küllü sularla, bulaşıkları da arap sabunuyla yıkamayı önermiyor. Ama bu ürünleri bilinçli olarak tüketmemizde ısrar ediyorlar. İnatçı kirleri bir çırpıda temizleyen malzemelerin birer asit olduğunu hatta kimyacılar arasında canavar asidi olarak tabir edildiğini bilerek kullanmamızı öneriyorlar.

Por Çöz Yasaklandı!

‘Por Çöz’ adlı kireç ve pas sökücünün, % 20′den fazla oranda nitrik asit içerdiği için yasaklandığı bildirildi… Almanya’da satışı, AB Komisyonu nihai bir karar alıncaya kadar geçici bir süre yasaklanan “Por Çöz” adlı kireç ve pas sökücünün, yüzde 20′den fazla oranda nitrik asit içerdiği için yasaklandığı bildirildi.

Almanya Federal Çevre Dairesi (UBA) bilim birimi müdürü Bettina Rechenberg, Almanya Türk Toplumu (TGD) tarafından düzenlenen bir toplantıda, Almanya’da geçerli olan Temizlik Malzemeleri Yasası uyarınca insan sağlığına ve doğaya zararlı olan malzemeleri yasaklama hakları olduğunu belirterek,Federal Risk Değerlendirme Enstitüsü‘nün (BFR) araştırmalarını dikkate alarak böyle bir yasak getirdiklerini söyledi.

Bu konuda Por Çöz’ü üreten Antalya’daki Levent şirketi ile ürünlerin Almanya’da dağıtımını yapan Karakuş şirketine, eyalet hükümetlerine, Alman hükümetine ve AB Komisyonu’na bilgi verdiklerini ifade eden Rechenberg, ürünün Almanya’da satışa sunulduğunun kendilerine bildirilmediğini, nitrik asit ihtiva etmesi ile ilgili daha önce bir yönetmelik olmadığı için Karakuş şirketi tarafından daha önce satışına izin verilmiş olduğunu kaydetti.

AB Komisyonu bu konuda nihai kararını verene kadar “Por Çöz”ün Almanya’daki dükkanlarda satışının yasaklanmış olduğuna işaret eden Rechenberg, “Yüzde 20 orandan daha fazla nitrik asit içeren temizlik malzemelerinin genel olarak yasaklanmasını talep ettik. Ancak çok fazla nitrik asit ihtiva ettiği için AB Komisyonu’na gönderdiğimiz raporda, Por Çöz’ün adını da andık” diye konuştu.

Levent şirketinden de kendilerine bir yanıt geldiğini kaydeden Rechenberg, “Por Çöz’ü üreten Levent şirketi de konuyu ciddiye alıyor ve farklı bir karışım hazırlamak istiyor” dedi.

AB Komisyonu’nun yasak kararına karşı çıkması durumunda ne olacağı şeklindeki bir soruya karşılık da Rechenberg, böyle bir şey olacağını tahmin etmediklerini, ancak karara uymak durumunda olduklarını, belirli verilere göre sadece kısıtlamalar getirilmesi durumunda Almanya’da da bu kısıtlamalara uyulacağını söyledi.

Kireç sökücünün içinde yaklaşık yüzde 25 oranında nitrik asid’in bulunduğunu, nitrik asidin boğaz ve solunum yollarını, ayrıca mideyi tahrişedebileceği gibi metalle teması halinde zehirli nitrik gazların da oluştuğunu, bunların da akciğer embolisine, yani akciğerlerin su toplamasına neden olabileceğini kaydetti.

Hahn, kullanılırken cilde de zarar veren nitrik asidin, daha sonra iyi havalandırılmayan tuvaletlerde de zehirli gazlarla insanlara zarar verebileceğine dikkat çekti.

Federal Çocuk Güvenliği Çalışma Grubu Başkanı Stefanie Maerzhaeuser de, söz konusu kireç sökücüden bir yudum bile alınması durumunda bunun çok kötü sonuçlar doğurabileceğine işaret ederek, bir hastanın 3 yıl içinde benzer bir olaydan dolayı 78 kez ameliyat olmak zorunda kaldığını söyledi.

Hastanın boğaz ve midesindeki ağır tahrişler nedeni ile bir şey yiyemediğini de ifade eden Maerzhaeuser, akciğerde su toplanmasının da nefes alıp vermekte zorluk çekilmesine ve kalbin daha fazla yorulmasına neden olduğu için özellikle yaşlı insanlarda ölüme bile neden olabileceğini kaydetti.

TGD Genel Sekreteri Nalan Arkat da, TGD’nin BUND ve TEMA gibi çevre örgütleri ile çevrenin korunması amacıyla bazı projelere destek verdiğini hatırlatarak, vatandaşların sağlık konusunda bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesinin kendileri için çok önemli olduğunu, bu nedenle böyle bir toplantı yapmayı gerekli gördüklerini söyledi. (AA)

Temizlik Malzemeleri Kanser Yapıyor

Kadınlar, kullandığı temizlik maddeleri sebebiyle 55 binin üzerinde zararlı kimyasala maruz kalıyor.

İçlerinde kanser yapan da var, sinir sistemini bozan da.
Tepeden tırnağa kimyasala, hormona, çevresel atıklara, radyasyona…. Daha aklınıza gelebilecek onlarca zararlı maddeye maruz kalıyoruz.

Kaynak; Prof.Dr. Ahmet Rasim Küçükusta

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Scroll To Top